Depresyon; Anne Bebek İlişkisini Nasıl Etkiler?

Depresyon hangi dönemde yaşanırsa yaşansın; sosyal, ilişkisel hayatı olumsuz etkiler.Depresyonda olan, depresif duygu durum yaşayan annelerde; dış dünyaya yönelik ilgi ve istek kaybı çok belirgindir.Yorgunluk, enerjisizlik, uykusuzluk, dikkati toplama, odaklama ve sürdürme güçlüğü fazla olabilir.

Endişe, gerginlik, karamsarlık, yetersizlik, suçluluk duyguları oldukça rahatsız edicidir. Hareketlerde yavaşlama, sakarlık bazen tepkisellik ve öfke, sinirlilik hali de tabloya eşlik eder.

Depresyondaki anne; bebeğine yeterince ilgi gösteremediğini, yeterince sevemediğini, yeterince iyi bir anne olamadığını düşünerek ayrıca acı çekebilir. Bebeğinin beslenmesi, bakımı ile ilgili kaygıları olağandan fazladır. Bu tür durumlarda annenin yatıştırılması oldukça güçtür.

Depresyondaki bir annenin en önemli güçlüklerinden biri de; iştah sorunudur. Genellikle iştahları azdır. Yeme problemleri yoğun olabilir. İştah azlığı ve beslenme sorunları, bebeğin aç olduğuna, yeterince beslenemediğine yönelik olumsuz suçlayıcı düşünceleri artırabilir. Çevrenin, aile büyüklerinin, “iyi beslen, iyi yemek ye, iyi beslenirsen sütün gelir, yemezsen bebeğin aç kalır….” Söylemleri ile birleşince annenin suçluluk, yetersizlik duygu ve düşünceleri artmaktadır. Annenin kaygıları arttıkça, sütü daha da azalmaktadır.

Depresyon yaşayan bir kadının bebeğinin fiziksel bakımını sürdürmesi zordur. Bebeğin uyutulması, sakinleştirilmesi, beslenmesi, zaten enerjisizlik yaşayan anne için oldukça zahmetli bir işe dönüşecektir.

Depresyonda olan bir anne; bebeğinin fiziksel ihtiyaçlarını yeterince karşılayamayabilir. Elinde olmadan ihmal edebilir. Unutkanlık, dalgınlık, şaşkınlık yaşayabilir. Yukarda belirtildiği üzere; dikkati toplama ve sürdürme becerileri depresyon nedeniyle zarar gören bir kadının, mama hazırlama, bebeğin banyosunu, giysilerini hazırlama gibi işleri zamanında yapması, organize etmesi güçtür.

Depresyondaki bir annenin bebeğiyle göz kontağı kurması, bebeğinin yüzündeki, gülümsemesindeki, ağlamasındaki ayrıntıları görebilmesi zordur. Depresyondaki bir anne; bebeğine yeterince eşlik edip, bebeğine ayna tutamaz. Bu tür durumlardaki bebeklerde; uyku süresi artabilir. Çünkü anne bebeği yeterince uyaramaz. Yeterince uyarılamayan bebeğin uzun saatler boyunca uyuduğu gözlenebilir. Bazen de depresyondaki bir annenin bebeği de zor sakinleşen, çok hareketli, yatıştırılması zor karakterli olabilir. Uykusuzluk bebekte de belirgin olabilir.

Depresyondaki bir anne bebeğiyle yeterince ilgilenip, iletişim de kuramaz. Depresyon annenin içe dönmesine neden olan bir bozukluktur. Bebeğini en son ne zaman emzirdiğini, bebeğinin altını ne zaman aldığını hatırlamayabilir. Bebeğinin ağlamalarına anlam vermede zorlanabilir. Bebeğin ağlamalarından, bebeğin ihtiyaçlarını fark edemeyebilir. Yapılan araştırmalara göre; depresif annelerin 2 yaşındaki çocuklarının dil gelişimlerinin yaşıtlarına göre daha geride kaldığı görülmüştür.

Uyanıklık, dikkat ve duygusal süreçleri ayarlama becerilerinin geliştiği erken çocukluk döneminin, annenin depresyonunun etkisinin en belirgin görüldüğü yıllar olduğu ileri sürülmektedir. Depresif annelerin daha zor ilişki kurdukları ve daha öfkeli oldukları gözlenmiştir.

0-2 yaş bebeğin beyin gelişiminin çok hızlı olduğu, çevresel etmenlerden çok fazla etkilendiği bir dönemdir. Sağlıklı gelişim için annenin sağlıklı olması şarttır. Kadın, anne ruh sağlığına yapılan yatırım, bebeğe yapılan yatırımdır.

Eğer; doğum öncesinde, hamilelik veya daha öncesinde geçirilmiş depresyon, kaygı bozukluğu var ise, dikkatli olunmalıdır. Doğum sonrasında annede; iştahsızlık, uykusuzluk, enerjisizlik, karamsarlık, yatışmayan endişe, çökkün duygu durum, bebeğe, dış dünyaya, kendine yönelik ilgi ve istek kayıpları, dalgınlık, üzüntülü donuk duygu durum gözleniyorsa, mutlaka psikolojik destek alınmalıdır. Bebeğe süt veriyor olmak, terapiye engel değildir.

Depresyon belirtileri gözlendiğinde; kadına akıl vermek, korkutmak, telkinde bulunmak işe yaramayabilir. Kadında yetersizlik, beceriksizlik, işe yaramazlık türünde duygu ve düşünceleri daha da tetikleyebilir. “ bak bebeğin aç kalacak yemezsen, hadi zorla kendini, sen şimdi böyleysen bu çocuğa bakamazsın, nasıl bir annesin, bak bebeğin aç, senin yüzünden ağlıyor, ne biçim annesin bebeğin altı pişmiş….”  Kesinlikle söylenmemesi gereken cümlelerdir.

Depresyondaki bir kadına yapılacak en önemli yardım; bebekle ilgili bakım süreçlerini kolaylaştırmaktır. Anneyi desteklemek, umut vermek, günlük ev işlerinde yardımcı olmak, eş iletişimine önem vermek gereklidir. Anne ve bebeğin hayatını kolaylaştırmaya yardım etmek gerekir.

Bebeğin duygusal, fiziksel ihtiyaçlarında anneye destek olunmalıdır. Gerektiğinde bebeğin gelişimi takip edilmelidir.

Annenin bebeğini emziriyor olması; tedavi ve terapiye engel değildir. Depresyonun yoğun yaşanmasının bebeğe vereceği zararın daha fazla olacağı durumlarda, emzirme kesilebilir. Önemli olan annenin depresyonunun bir an önce tedavi edilmesidir. Bazı durumlarda ise; anne sütüne çok az geçen anti depresanlar hekim takibi ile kullanılabilir.

En güvenli yöntem ise; yoğunlaştırılmış psikoterapilerdir. Destekleyici terapiler, İlişki Terapileri, EMDR Terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi(BDT) Şema Terapi, Aile Terapisi etkili olan terapi yaklaşımlarıdır. Aynı zamanda anne bebek ilişkisine destek anlamında; psikoeğitsel yaklaşımlar da etkilidir.

 

 

Bu sitede yer alan tüm yazılı ve görsel materyaller www.elikapsikoloji.com sitesine ve site sahibi Meryem Gül Eren aittir. copyright © 2015 - 2019 - Sayaç : 5511
Bu sitede yer alan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için kullanılamaz.