Sigara Bağımlılığının Psikolojisi

Sigara bağımlılığı bütün dünyadaki en yaygın bağımlılık türüdür. Rahatlıkla bulunabilen bir madde oluşu, kullanımını da çok yaygınlaştırmıştır. Önceleri, sigaranın içinde bulunan Nikotinin ciddi bağımlılık yapmadığına inanılıyordu.

Ancak daha sonraları, Nikotin adlı etken maddenin, beyin hücrelerinde kendine özgü reseptörler yarattığı kanıtlandı. Alkol, diğer uyuşturucu ve uyarıcı maddeler gibi sigara da direkt beyin üzerinden etki göstermektedir.  Sigara içimi bırakıldığında, madde yoksunluğuna benzeyen, ancak daha tolere edilebilir düzeyde “yoksunluk belirtileri” nin ortaya çıktığı artık bilinmektedir.

Nikotin yani sigara; uyarıcı özellikleri olan bir maddedir. Başlangıçta sigara içimi sonucu zevk alma, rahatlama duyumu yaşanır. Bu zevk alma, uyarılma, canlanma hali zamanla azalmaya başlar. Gittikçe daha çok sigara içme ihtiyacı ortaya çıkar. Hemen her türlü durum ve koşulda sigara içme gereksinimi duyulur. Sigara, hayatın her anına nüfuz eden bir maddeye dönüşür.

İçsel ya da dışsal herhangi bir uyaran olup, içsel dengenin bozulduğu durumlarda, sigara bağımlıları bir an önce sigaraya ulaşmaya çalışırlar. Sigara adeta duygusal, düşünsel dengeyi yeniden inşa edecek bir madde gibi algılanmaya başlanır. Her türlü duygu durumunda ilk aranan madde olur. Bir nevi dayanak, destek aracı olmaktadır. Sadece olumsuz, acı ve sıkıntı verici duygularda değil neşe, sevinç, mutluluk gibi duygu durumlarında da maddeye gereksinim duyulmaktadır.

Sigara bağımlılığında; zaman içinde sigara içenlerin kendilerine güven duygusunda azalmalar görülmektedir. Başlangıçta pek çok tiryaki, kontrolün kendisinde olduğuna inanarak içmeye başlar. Sadece keyifli zamanlarda, dost meclislerinde başlayan içicilik, farkına bile varılmadan artmaktadır.

Sigara içmeye yönelik gereksinimler hızla artarken, sigaradan beklentiler de farklılaşır. Sigara içmek zorunluluğu ortaya çıkmıştır artık. Sigara tiryakiliğinde kişinin günlük yaşamı sigaraya göre biçimlenir. Nerede, ne kadar oturulacağı gibi konular sigaraya göre belirlenir. Hatta iş başvurularında bile pek çok tiryaki, sigara bağımlılığından dolayı bazı iş seçimlerinden vazgeçmektedir. Sigara içilebilen işyerleri tercih edilmektedir. Sigara zamanla insanın hayatının merkezine oturmakta, her şey sigaraya göre düzenlenir olmaktadır.

Sigara kişiyi kontrol eder hale gelir. İnsanın içinden sürekli bir dürtme hali ile sigara içmeye zorlanmasından söz etmek mümkündür. Pek çok tiryaki gecenin bir yarısında sigara içmek için uyandığını bilir. Ya da sabah uyanır uyanmaz ilk olarak sigaraya sarılanlar az değildir. Neredeyse, sigara içmek için yaşanmaya başlanır.

Sigaranın esiri haline gelmek gibi bir durum ortaya çıkar. Sigaraya bu denli bağımlı olmuş olmak ise, içicinin kendine güvenini yıpratır. Güçsüzlük hislerini artırır. Artık onsuz yapamayacak olmanın verdiği bir çaresizlik yaşantısından söz etmek mümkündür.

Sigara ve diğer maddelere yüklenen anlamlar da zamanla farklılaşmaktadır. Sigara gittikçe sakinleştirici, destekleyici, yatıştırıcı, her zaman el altında olan bir dost gibi görülmektedir. Uzun zamandır sigara içenler, sigarasız bir yaşamı düşünememektedirler. Sigarayı, sanki bir parçaları gibi görmektedirler. “sigarasız yaşam imkansızmış” gibi yanıltıcı bir düşünme tarzı ortaya çıkmaktadır.

Zihinsel olarak sigarasız bir yaşamı düşleyemeyen kişinin sigarayı bırakması çok zordur. Sigara içilmeyen yaşları ya da dönemleri hatırlamak ve hatırlatmak sigara bırakmaya hazırlık sürecinde çok önemli olmaktadır.

 

Bu sitede yer alan tüm yazılı ve görsel materyaller www.elikapsikoloji.com sitesine ve site sahibi Meryem Gül Eren aittir. copyright © 2015 - 2019 - Sayaç : 5530
Bu sitede yer alan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için kullanılamaz.